DAĞLAR VE İNSANLAR
Yüzüne baktığımda hüznü gördüm,
Yarı aydınlıkta sokak lambaları gibi,
Asılıydı gözbebeklerinde hüzün,
Gözaltlarında biriken kalabalık kırışıklar,
Kırık dökük yaşanmış yıllarının
En son hikayesi,
Her satırlarında bu hikayenin,
Ürkek nefesin,terkedilmişliğin vardı,
Kaç yıl yaşadın kimbilir bu hasretle,
Solgun yanağında kaç çiçeği kuruttun,
Kaç çeşit acı yaşadın,
Yüreğinin her bir parçasını nerelere savurdun.
Kullanılmışlığın acı ve sitemkar tebessümü dudaklarında,
Bedeninde gel-gitlerden sonra oluşan ,
İrili ufaklı binlerce girintiler,çıkıntılar,
Geçmişinden artık düzelmesi imkansız,yığınlarca tortular,
Kaç kez kimliğini değiştirdin,
Belkide aykırı bir hayalin,yozlaşmış düşlerini teslim ettin,
En kuytu,en mahrem yerlerini,
Kökünü temsil eden ağaç söküldü,
Geçmişin geleceğine ihale edildi,
Yitirdin geleceğini,
Gencecik yaşında ihtiyarladın,
Haketmediğin yükler kamburlaştırdı yüreğini
Taşıyorsun hala neden ?
Takdir edilme ,karşılıksız kalan sevgilerin gibi unutuldu,
Herşeye yeniden başlama isteğin,
Yıllardır dinlenen boş bir masal
Cesur değilsin,o asil tebessümün kızartıyor yanaklarını,
Yağmur senden yana değil artık,tükürüyor yüzüne,
Hesapsız sözcüklerle koynuna uzandığın bu kentte,
Bir Haziran sabahı,en son mektubunu yazıyorsun,
'' Kader diyelim üzülmeyelim''
Ne kolay teslim oluyorsun,
Sözcüklerin dağılıyor,tanıdık bir acı düğümleniyor boğazında,
Yarım yaşanmış çocukluğundan kırık bir oyuncak gibi kırılıyorsun,
İğde kokulu sokak mateme bürünüyor,
Saçlarına binlerce kelebek takılı kalıyor,
Papatyalar yalancı,sonu hep seviyor çıksada seni aldatıyor,
Ankara Garında tren dumanları gözlerini yaşartıyor,
Gözlerindeki hüzün bundan dolayı mı?
Anlıyorum halinden,ne kadar sevsede insan,
Bazen yenilgiyi kabullenmek,
Büyük bir erdem oluyor sevgili karşısında,
Can çekiştiğini görmüyor,karşılaşınca başını çeviriyor,
Unutuyor,en hummalı,en sıkıntılı gecelerde,
Sıtma tutmuş yüreğini,avuçlarında ısıttığını,
Bir zambağın yaprağında gördüğün hayal
Yağmur sonrası oluşan gökkuşağını boyuyor,
Hiç uyumadan sabahladığın geceler,
Seni gün boyu ilkel bir teste tabi tutuyor,
Unutmak yada unutulmak,
Utanma unutulmak her büyük aşkın kaderi
Atilla İlhan haklı olabilirdi,
''Ayrılıklar sevdaya dahil,''
''Ayrılanlar hala sevgili''
Beceremedin işte ,yapamadın
Zamanın kısıtlı,yüreğinin alanları daralıyor,
İki mevsim sonrası yoksun işte bu öyküde,
Nokta koyacaksın,kırık dökük yaşanmış yıllarının
En son hikayesine,
Kadersel mucizeler beklemen anlam ifade etmeyecek,
Her geçen gün sen biraz daha geriye,o ise hep ileriye gidecek,
Kök salacak ,ahın üstüne kurulmuş,geçici saadetine,
Çalıntı baharlar yaşayacaksın,yapma çiçeklerle süsleyeceksin odanı,
Kokusu yok,rengi soluk,yapma dikenler batacak ellerine,kanayacaksın,
Tükendin sen kabul et,şiirlerinde tükendi,
Aynı noktada saplanıp kalıyor sözcüklerin
Bir Haziran sabahı,iğde kokulu sokak ve kahrolası bir kent Ankara!!!
Sırlarını afişe ediyor şiirlerin,alay ediyor kimileri
Kimileri ise acıyor haline,gururunda tükendi,
Merhamet bekliyorsun namertten,
Kaybetmekten korktuğun neyin kaldı elinde,Daha ne bekliyorsun,çık artık duygularının tünelinden,
Hayat ya hep,ya hiç değilmi,
Hala anlamıyormusun en büyük mükafat senin
Sen hiçliği kazandın,
Yüreğinin son kırıntılarıda yem olmadan kabuslarına,
Sıyrıl artık bu girdaptan,
Kullanılmışlığın acı ve sitemkar tebessümünü at artık dudaklarından,
Cömertce savuduğun yüreğinin her bir parçasını yeniden topla,
Sen insansın,yarım bir yürekle yaşayamazsın,
Azad et artık,şu belalı sevda kuşunu yüreğinden,
Aykırı bir hayalde düşsel rastlantılarla bulduğun cennete veda et,
Ve inan ilk sen değilsin bu vurgunu yiyen,
Vazgeçmenin deminde,bu ızdırabı çeken,
Kaç yıl yaşadın kim bilir bu hasretle,
Solgun yanaklarında kaç çiçeği kuruttun,
Kaç çeşit acı yaşadın,
Yüreğinin her bir parçasını nerelere savurdun,
Unutma!
Sen insansın!
Dağlar dayanamaz ama sen dayanırsın!!!
Belle ESMERALDA
Etiketler : dağlar, insanlar, edebiyat, şiir